Van.. 1915 Ocak.. Kış...
1’nci Dünya Harbi’nin ilk ayları...
Eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm – kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir...
Vanlı çocuklar gönüllü olurlar; Yaşları 12 – 17 arasında değişen 120 isimsiz kahraman çocuk... Cephaneyi sırtlanırlar, karlı dağlarda günlerce gecelerce yürürler...
İşte, isimleri unutulmuş olsa da bu büyük yolculuğu gerçek bir kahramanlığa dönüştüren gençlerimizin şanlı öyküsü bugünlerde beyaz perdeye aktarılıyor. Hazırlıkları 3 yıldır sürmekte olan “120”, özellikle günümüz gençleri için “uzun bir memleket türküsü” hedefiyle tasarlandı; 1914 yılı dekorları ve kostümleri yeniden üretildi.
Hayat dolu ve etrafına neşe saçan Deniz ve en sevdiği arkadaşı Emre, çocukken birbirlerine söz verirler. Ne olursa olsun hiç ayrılmayacak ve kendi yarattıkları “Düşler Ülkesi”nde yaşayacaklardır.
Kendi kararlarını vermekten hep kaçınmış, geçmişiyle boğuşan Cem, kız arkadaşının ısrarları ile evlilik karambolüne girmek üzeredir. Deniz’in hayatı Emre’nin ani bir kalp krizi geçirmesiyle altüst olur. Deniz arkadaşını iyileştirebilmek için Cem ile sihir ve umut dolu bir yolculuğa çıkar.
Tesadüflerin bir araya getirdiği Deniz ve Cem’in, çıktıkları yolculukta kat ettikleri duygusal gelişmeler ve sihirli Peri Tozu, İstanbul’a döndüklerinde onları yeni maceralara sürükleyecektir.
Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.”
Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisinin üniversiteli gençlere öğretecekleri, okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı”diye başlar. Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde.
Saffet Hoca’nın, geçmişinin açığa çıkmasıyla birlikte üniversite öğrencisi Ulaş ile hayatı garip bir şekilde kesişir.
Annesi tarafından ABD’ye gönderilen ancak oradaki hayat şartlarının filmlerde sunulduğu gibi tozpembe olmadığını anlayan masum bir genç kız olan Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları ve başına gelen kötü olaylar sonrasında düştüğü durumu ve onu bu kötülüklerden korumaya çalışan Rusty isimli işitme engelli bir sanatçı konu ediliyor.
Yapımcılığını Unicvisions ve Kenan Production’ın üstlendiği, yönetmenliğini ABD'de yaşayan Ankara Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu’nun yaptığı ve başrolünde Nehir Erdoğan’ın oynadığı Türk- Amerikan ortak yapımı MELEĞİN SIRLARI/BROKEN ANGEL, Mart ayında gösterime giriyor.