Sonu gelmeyen bir kaçış öyküsü...
Vivian, yıllar evvel ailesinin avcılar tarafından katledildiği vahşice saldırıdan kurtulmayı başarmıştır. Taşıdıkları gizemli kan nedeni ile topyekün bir yok etme eylemi olarak gelişen bu saldırı, Vivian'ın bütün hayatını bir kaçış içinde geçirmesine neden olacaktır.
Kurtadam olduğu gerçeği ile yaşamak zorunda olan Vivian için kaçmaktan ve sürekli olarak gizlenmekten başka seçenek yoktur. Bükreş'te göreceli olarak kurduğu güvenli yaşam dahi, son derece sahte bir görüntüdür. Çünkü kendini mutlu ve özgür hissedebildiği tek yer, şehrin dışındaki ormanlardır.
Yeryüzündeki son kurtadam sürülerinden biri ile de iletişim halinde olan Vivian, kurtadamların varoluşu ile ilgili olarak önyargısız gerçeklere ulaşmak isteyen yazar Aiden'le tanıştığında, ilk kez kendisi ile ilgili açık olabilmeyi ister. Ama yapılacak bir şey yoktur çünkü geleceği çoktan belirlenmiştir.
Uluslararası üne sahip şarkıcı Yaşar Nur, konserinden bir gün, yılbaşından birkaç gün önce Londra'ya varır. Şehir, karanlık bir gecede, yıllar önce karanlığa gömülmüş anıları canlandıracaktır. Eski bir dost, genç kadına taşıyamayacağı bir sorumluluk yüklediğinde, dengesiz bir hayranı saplantısıyla yüz yüze gelmeye karar verdiğinde ve cesareti kırılmış bir koca eşini özgürleştirecek bir karar aldığında neler olacak?
Öykü, bu kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiriyor ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorluyor. Bu uzun gecenin sonunda yalnızca birkaçı sabahı görüyor.
Yönetmenliğini ilgi çekici işlere imza atan Berkun Oya’nın yaptığı İyi Seneler Londra adlı film, şimdiye kadar sadece festivallerde gösterilmişken, yakında vizyonda olduğunu duymak sevindirici.