Giriş jeneriği modern sinemada, ışıkların kapanmasını ve perdede filmin başlamasını bekleyen seyirciyi bütün düşüncelerinden uzaklaştırıp, filmin yaşandığı şartların içine sürüklemek için iyi bir fırsat olarak düşünülmektedir. Jenerikte istenilen atmosfer yaratılırsa seyircinin dikkati ve konsantrasyonu filme yoğunlaşmakta ve kendisini konunun bir parçası olarak görmektedir. Bu nedenle jenerikler özel olarak hazırlanmakta, filmin önemli bir sahnesi kadar emek sarf edilmektedir. Ünlü grafik tasarımcı Saula Bass ise film jeneriği dünyasında bir dönüm noktası olmuştur.
Giriş jeneriği modern sinemada, ışıkların kapanmasını ve perdede filmin başlamasını bekleyen seyirciyi bütün düşüncelerinden uzaklaştırıp, filmin yaşandığı şartların içine sürüklemek için iyi bir fırsat olarak düşünülmektedir. Jenerikte istenilen atmosfer yaratılırsa seyircinin dikkati ve konsantrasyonu filme yoğunlaşmakta ve kendisini konunun bir parçası olarak görmektedir. Bu nedenle jenerikler özel olarak hazırlanmakta, filmin önemli bir sahnesi kadar emek sarf edilmektedir. Ünlü grafik tasarımcı Saula Bass ise film jeneriği dünyasında bir dönüm noktası olmuştur.
Film, aynı isimli kitaba dayandırılmıştır, John Nash adında bir şizofreni hastası matematikçinin hayatının hikayesidir. Nash, öğrenciliği sırasında oyun kuramı üzerine büyük başarılar elde etmiş parlak bir matematikçidir. Öğrencilik yıllarından itibaren hayaller görmeye başlar, mezuniyetinden sonra zamanla paranoit olur.Fakat hasta olduğunun farkına varamaz.Bir konferans sırasında aniden bir psikiyatristin karşısına çıkması ile olaylar zinciri değişir.Uzun süre hasta olduğunu kabul edemesede , bir gün sürekli gördüğü bir çocuğun hiç büyümediğini fark eder.Bu durum onun hastalığını kabul etmesini sağlar.Bu hastalık yüzünden işinden ayrılmak zorunda kalır, hastalığı kendi çocuğuna zarar vermesine neden olacak noktaya gelince eşi yeniden hastaneye gitmesi gerektiğini düşünür.Fakat Nash bu hastalığı göremezden gelerek onunla yaşamaya çalışacaktır.Gördüğü tedaviler etkili olmasa da, eşi ve eski iş arkadaşlarının desteğiyle herşeye yeniden başlar, tekrar üniversitede öğretim üyesi olur. Sonunda, hastalığının başlamasından evvel yaptığı buluşlardan dolayı Nobel Ekonomi Ödülünü alır.Çok başarılı bir matematikçidir.
Film, bir çocuğa teşhircilik yaptığı iddiasıyla tutuklanan ve iki yıl sonra serbest bırakılan bir adamın, yaşadığı mahalleye hiçbir şey olmamış gibi geri dönmesiyle ilgili bir televizyon haberinin verilmesiyle açılıyor… Ardından bir çocuk parkında Sarah’ın, Brad’la tanışmasına tanık oluyoruz…
İkisinin de evlilikleri pek de iyi gitmemektedir… Sarah, parka küçük kızıyla, Brad ise küçük oğluyla gelmiştir… Çocuklarla beraber parka gitmek, havuza gitmek gibi başlayan bu birliktelik bir süre sonra tutkulu bir aşka dönüşür…
Bu arada annesiyle yaşayan ve teşhircilikle suçlanan Ronald’ın, Brad’ın yakın arkadaşı Larry’nin başını çektiği bir kampanyayla mahalleden ayrılması istenmektedir… Olaylar bu şekilde sürüp giderken, bir süre sonra, filmin kahramanlarının yolları tehlikeli biçimde birbirleriyle kesişir…
Afrikalı iki genç adam... Biri paralı asker olarak orduda görev yapan Danny Archer, diğeri ise yıllar evvel evinden koparılarak elmas madenlerinde çalışmaya zorlanmış Solomon Vandy... Ortak bir coğrafyaya ait olsalar da, birbirlerinden oldukça farklı geçmişlere sahip bu iki gencin yolları, varlığı ile herkesi büyüleyen bir elmas nedeni ile kesişiverir.
Çok değerli bu elmasın peşinden Amerikalı gazeteci Maddy Bowen'le çıktıkları yolculuk, Solomon için koparıldığı ailesine yeniden ulaşabilme, Danny için ise hayata ikinci bir başlangıç şansı demektir.